Önemli Not : Burada yeralan bilgi ve tespitler tamamen yazi sahibine aittir.
Cumhuriyet Üniversitesi
Ilahiyat Fakültesi Dergisi
Cilt: VII / 1, s. 1-19
HAZIRAN-2003-SIVAS
IMRANLININ INANÇ COGRAFYASI VE ILÇEDEKI ZIYARET YERLERI
ILE ILGILI INANÇ VE UYGULAMALAR
Ahmet GÖKBEL (Cumhuriyet Üniversitesi Ilahiyat Fak. Ögrt. Üyesi. )
ÖZET
Bu makalede önce kisaca Imranli ilçesinin tarihi gelisimi ile inanç cografyasi üzerinde durulmustur. Daha sonra Imranli ilçe merkezi ile buraya bagli kasaba ve köylerdeki ziyaret yerleri ve bunlarla ilgili çesitli inanç ve uygulamalar verilmistir. Ziyaret, adak, dede, baba, seyh, eren, evliya, yatir ve türbe gibi adlarla anilan bu ziyaret yerleri ile onlara belli inanç, efsane ve kerametlerin atfedilip çesitli dilek ve isteklerle onlarin ziyaret edilmesi olayina, inceleme alanimiz olan Imranli çevresinde yaygin olarak rastlanilmistir. Bu makalede asil üzerinde duracagimiz konu, Imranlinin su andaki inanç cografyasini verdikten sonra, Imranli merkez ile ilçeye bagli belde ve köylerdeki ziyaret yerleri ve bunlarla ilgili çesitli inanç ve uygulamalari tanitmak olacaktir. Ancak konunun daha iyi anlasilmasi için ilçenin kisaca tarihi gelisimi hakkinda bilgi vermenin faydali olacagi kanaatindeyiz.
A. IMRANLININ TARIHI GELISIMI VE INANÇ COGRAFYASI
Imranli, Sivasin kuzeydogusunda olup il merkezine 106 km uzakliktadir. Dogusunda Erzincan iline bagli Refahiye ve Iliç ilçeleri, batisinda Zara, kuzeyinde Susehri, güneyinde ise Divrigi ilçesi bulunur. Ilçenin yüzölçümü 1229 km olup, denizden yüksekligi 1600 metredir.
Ilçeye tarih açisindan baktigimiz zaman, yapilan arastirmalar bize, Imranli ve çevresinin tarihi süreç içerisinde Hitit, Pers, Iskender, Roma ve Bizans Imparatorluklarinin hakimiyeti altinda kaldigini göstermektedir. Yine tarihi kaynaklarda, Bölgenin zaman zaman Müslüman Araplarin da eline geçtigi ve Malazgirt savasi sonrasinda Bizanslilar ile yapilan bir anlasma geregince, Kizilirmak yayinin disinda kalan yerlerin, adi geçen irmagin dogusu ile beraber bu bölgenin Türk idaresi altina girdigi kaydedilmektedir. Imranli ve çevresinde, 1075 yilinda Danismentli, 1174 yilinda Selçuklular, 1243 Kösedag savasindan sonra Mogollar, 1340li yillarda Eratna Beyligi, 1381-1398 yillari arasinda Kadi Burhaneddin ve daha sonra da Osmanlilar hüküm sürmüstür. 1877de yapilan Osmanli-Rus savasina kadar küçük bir köy hüviyetinde olan bölgede, az sayida insanin yasadigi anlasilmaktadir. Bu savas sonrasi, dogu illerim izin Rus ve Ermeniler tarafindan isgal edilmesiyle, Karstan ve Sarikamistan göç eden vatandaslari, devlet belirli bölgelerde iskan ettiginden, göç eden insanlarin bir kisminin da toplu olarak Imranliya yerlestirildikleri belirtilmektedir. O zaman Çit Bucagi diye bilinen bölgeye, II. Abdulhamit döneminde gelip yerlesildigi için, Hamidâbad denmeye baslanmistir. Burasi daha önce Zaraya bagli bir köy konumunda iken, 1900 yilinda bucak olmustur. 1911 yilinda Zara kazasina bagli bir nahiye haline getirilen Hamidâbadin ismi, Ümraniye olarak degistirilmis, 1948 yilinda ise Zara ilçesinden ayrilarak Imranli ismiyle Sivasa bagli bir ilçe haline getirilmistir. Ilçe, 1 belediye, 1 bucak, 8 mahalle, ve 102 köyden olusmakta olup toplam nüfusu 13.961dir. Bunun 7.396si ilçe merkezinde, 6.565i köylerde yasamaktadir. ?lçeye inanç Cografyasi itibariyle baktigimizda, nüfusunun tamaminin Müslüman oldugunu söylemek mümkündür. Ilçede Safi mezhebine mensup kimsenin olmadigi tespit edilmistir. Sünni olanlarin hepsi Hanefidir. Ilçeye bagli 102 köyden 90inda Aleviler, 10unda Sünniler, 2inde Aleviler ile Sünniler birlikte yasamaktadirlar. ?lçe merkezinde nüfusun çogunlugunu Sünniler olusturmaktadir. Alevilerin ilçe merkezindeki nüfusu ise yaklasik 1700 ile 2000 kisi arasinda tahmin edilmektedir. Bunlar da agirlikli olarak Karsiyaka, Yeni mahalle, Kizilirmak ve Karatekin mahallelerinde yasamaktadirlar. Bunlarin disinda az da olsa diger mahallelerde de yasayanlar vardir.
Alevi köylerini ve nüfuslarini su sekilde siralayabiliriz: Karacaören Nahiyesi (178), Akçakale (19), Akkaya (30), Aksu (Haliller) (57), Alacahaci (40), Altinca (Cefolar) (45), Arik (108), Asagibogaz (Asagigirik) (109), Asagiçulha (159),Asagiseyhli (Türksihli) (0), Atlica (Agizgir) (35), Avsar (40), Aydin (Kürtyenice) (38), Aydogan (Örenik) (62), Bahadun (Sariçubuk) (75), Bagyazi (Bandira) (47), Bardakli (Harami) (16), Baslica (Perikan) (60), Becek(55), Begendik (Yazihacey) (34), Boganak (53), Bogazören (Bogazveran) (95), Borular (220), Bulgurluk (Karlas) (36), Celaldami (14), Cerit (136), Çaliyurt (100), Çandir (2), Dagyurdu (Mistolar) (280), Dariseki (23), Delice (336), Demirtas (Hasköy) (100), Dereköy (32), Dogançal (Yazifatey) (36), Ekincik (Kagnut) (20), Erdemsah (14), Eskikapimahmut (155),Eskikeslik (72), S.Gelenli (15), Gökdere (49), Gökçebel (165), Görünmezkale (28) Kabaktepe (3), kapikaya (90), Kapimahmut (79), Karacahisar (46), Karaçayir (70), Karahüseyin (13), Karapinar (20), Karlik (65, Karatas (130), Kasaplar (46), Kavalcik
(Köndül) (4), Kemerli (Kemreli) (14), Kerimoglu (28), Kevenli (48), Kiliçköy (68), Kizilmezra (21), Kiziltepe (74), Koçgedigi (Gilicek) (27), Koruköy (Gencolar) (58),Koyunkaya (77), Körabbas (0), Kuzköy (30), Maden (273), Merkez Kiliçlar (29),Ortakdaracik (22), Ortaköy (105), Sandal (21), Sinek (22), Sögütlü (22), Süvariler(58), Tasdelen (Kusura) (14), Taslica (Tarbasaraplar) (31), Toklucak (paççi) (36), Topallar (8), Toptas (Kürtsihli) (110), Tuzözü (21), Türkyenice (Akoluk) (14),Uzuntemür (63), Yakayeri (Hindolar) (10), Yapraklipinar (Balolar) (5), Yaylacik(Yazifidey) (46), Yazikavak (Kucurlar) (62), Yazili (Kürt Kömüslük) (21), YenikentKöyü (15), Yukaribogaz (Yukarigirik) (28), Yukariçulha (186), Yünören (Kasli-Cogi) (30), Yoncabayir (101).
Alevilerin yasadigi Asagiseyhli, ve Körabbas köyleri göç nedeniyle tamamen bosalmis, Yapraklipinar, Yakayeri, Topallar, Kabaktepe ve Çandir köylerinin her birindeki nüfus 10un altina inmis olup bosalmak üzeredir..
Sünni köyleri ve nüfuslarini da su sekilde siralayabiliriz: Ardiçalan (Göleris) (81), Bahtiyar (Yagmuralan) (89), Çukuryurt (121), Gelintarla (Hoymeyik) (77), Güven (Mati) (23), Karabogaz (157), Refik (15), Türkkeslik (516), Uyanik (Bapsu-Çay Köy)(250), Yeniköy (92).
Ilçeye bagli Pirdede (51) ve Eskidere (20) köylerinde Aleviler ile Sünniler birlikte yasamaktadirlar. Eskidere köyü, bir Alevi köyüdür, ancak bu köye bagli Alanyurt mezrasi Sünnidir. Bu verilere göre, ilçede yasayan toplam 13.961 kisinin yaklasik olarak 7.300nü (% 52.2) Aleviler, 6.650 kadarini da (% 47.8) Sünniler olusturmaktadir.
1- Cogi Baba
Avsar Köyü sinirlari içinde yer alan Cogi Baba Türbesi, konum itibariyle köyün güney batisinda bulunur. Türbe içinde Cogi Babaya ait oldugu belirtilen bir mezar vardir. Ayrica türbe içerisinde duvarda asilmis bir Kuran-i Kerim, On Iki Imama ve Hz. Ali'ye ait oldugu söylenen resimler bulunmaktadir. Edindigimiz bilgiler ve gözlemlerimiz, türbenin çevrede herkes tarafindan bilindigi ve yogun bir ziyaretçi akinina ugradigini göstermektedir. Cogi Baba'n?n hayati hakkinda o çevredeki insanlarin anlattiklarindan baska kesin bir bilgiye ulasmamiz mümkün olmadi. Bölgedeki insanlarin anlattiklarina göre, Cog Baba ya da Cuva Baba diye de bilinen Cogi Baba, Horasan erenlerinden ayni zamanda Battal Gazi'nin askerlerinden olan kahraman bir erdir. Burada Ermenilerle yapilan bir savasta sehit olduguna ve bugünkü türbenin bulundugu yere gömüldügüne inanilmaktadir. Ayrica Cogi Babanin, Abbasiler zamaninda yasanan fetih hareketleri sebebiyle bu bölgeye gelip burada sehit oldugunu söyleyenler de vardir. Cogi Babanin, Zaranin manevi mimari ve koruyucusu olarak kabul edilen Seyh Merzubân Veli hazretleri gibi Sülâle-i Resulden oldugu seklinde de rivayetler vardir. Zira Osmanlilar döneminde Seyyid olanlara, sancak verilmesi âdettendi. Bu nedenle Osmanli Devleti, Cogi Babanin torunlarina, ellerindeki secereye binaen sancak verdigi ancak söz konusu sancagin daha sonra Sarkisla'nin Agcakisla bucagina bagli Alaman köyüne götürüldügü ve su anda elde mevcut olmadigi anlasilmaktadir. Anlatildigina göre önceleri burasi sadece bir mezar halinde imis. Daha sonra mezarin üzeri insa edilerek türbe haline getirilmis. Türbenin çevresi temiz ve düzenlidir. Buraya gelen ziyaretçilerin kurban kesebilecegi bir alan, onun yaninda da oturup yemek yenebilecek sekilde düzenlenmis üstü kapali bir oturma yeri vardir. Cogi Babaya bagliligi ile bilinen bir kadinin türbe ile ilgili hizmetleri yürüttügü verilen
bilgiler arasindadir. Cogi Babayi, Imranliya bagli köylerin yani sira Zaraya bagli olup da o bölgeye yakin olan köylerin de ziyaret ettigi anlasilmaktadir. Buraya gelen ziyaretçilerin ziyaret nedenlerini su sekilde siralamamiz mümkündür:
-Çocugu olmayan ya da düsük yapan kadinlar, Cogi Baba'yi ziyaret ederek Allah'tan bir çocuk vermesini dilerler. Bu dileklerinin kabul olmasi için de türbenin duvarina, penceresine veya orada bulunan agaca yanlarinda getirdikleri (bir çocugun elbisesinden alinan) bir parça çaputu baglarlar. Ayrica ziyaretin duvarina tas yapistirmaya çalisanlar da olur. Sayet tas duvara yapisirsa kadinin çocugu olacagina inanilir. Çevre köylerde söyle yaygin bir inancin varligi göze çarpmaktadir: Çocugu olmayan ya da düsük yapan her hangi bir kadin, bu türbeyi ziyaret eder, adak adar ve sonra çocugu olur da adagini yerine getirmezse, dogan çocugu ölür. Bu nedenle bu durumlarda adak hemen yerine getirilir ve fakirlere dagitilir.
-Sara hastaligi olanlar ile felçli hastalar sifa niyetiyle buraya getirilirler. Köylülerin söyledigine göre, bu sekilde getirilen hastalarin çogu, Allah'in izni, Cogi Baba'nin himmetiyle sifa bulurlar.
-Evlenemeyenler ve kismetinin kapali olduguna inananlar, Cogi Babaya gelerek dua edip adakta bulunurlar. Türbenin demirden yapilmis penceresinin parmakliklari, farkli amaçlarla buraya gelen ziyaretçiler tarafindan baglanan ip ve çaputlarla doludur.
2- Cogi Baba Çesmesi
Yünören ile Avsar köyleri arasinda bulunan yol üzerindedir. O bölgede yasayan insanlarin inancina göre Cogi Baba bu sudan abdest almistir. Bundan dolayi bu su, Cogi Babanin ismiyle anilir. Cogi Babanin türbesini ziyaret edenler çogunlukla bu çesmeye de ugrayip sifa amaciyla bu sudan içtikleri ve yanlarinda getirdikleri kaplari doldurup evlerine götürdükleri ve hastalara içirdikleri anlatilmaktadir. Ayrica bu çesmenin suyundan büyük sehirlerde yasayan akraba ve yakinlarina da gönderenlerin de varligindan söz edilmektedir. Bazi köylülere göre, her yil hac mevsimi geldigi zaman haci adaylari niyet edip yola çiktiklarinda bu çesmenin suyu çekilir. Hacilar, hac ibadetlerini tamamlayarak memleketlerine dönmeye basladigi zaman tekrar akmaya baslar. Onlar, Cogi Baba Suyunun hacilarla beraber Kabeye giderek orada zemzem suyuna karistigina, haccin tamamlanmasiyla da yine hacilarla beraber asil yerine döndügüne inanmaktadirlar. Baska bir söylentiye göre ise Cogi Baba Suyunun, üç aylarin girmesiyle kizila dönüp kan rengini aldigi seklindedir. Genellikle çocugu olmayan ya da düsük yapan kadinlar, Cogi Baba'yi ziyaret eder ve Allah'tan bir çocugunun olmasini ister. Bu dileginin kabul olmasi için de ziyaretin duvarina, penceresine veya oradaki agaca yaninda getirdigi, bir çocugun elbisesinden alinan bir parça çaputu baglar. Daha sonra Yünören'e gidip, Cogi Baba çesmesinden su doldurur. Bu suyun birazini içer, kalan kismini da banyo yapacagi suya katar. Bu su ile de banyo yaparak varsa hastaliklardan sifa bulacagina, günahlardan temizlenecegine inanir. Ayrica vücudunun her hangi bir yerinde agri hisseden bir kisinin Cogi Baba çesmesinden alinan suyu agriyan yerine sürdügünde sifa bulacagi seklinde söylentiler vardir.
Sivas Turizm Envanteri, Sivas, 1996, 129; Sivas Il Yilligi, 1996, s. 138. Recep Demir, Imranlinin Sosyo-Kültürel ve Dini Yapisi Üzerine Bir Inceleme, (Cumhuriyet Üniversitesi
Sos. Bil. Enst. -Basilmamis Yüksek Lisans Tezi), Sivas, 2002, s. 5.
3
Osman Turan, Selçuklular ve Islamiyet, Istanbul, 1993, s. 117 vd; Türk Ansiklopedisi, Imranli, IV, Istanbul,
1985, s. 1437..
4
Turan, Selçuklular ve Islamiyet, s. 118,119; Yurt Ansiklopedisi (Türkiye Il Il: Dünü Bugünü Yarini), Sivas,
IX, Istanbul, 1982-83, s. 6856.
5
Hikmet Denizli, Sivas Tarihi ve Anitlari, Sivas, 1998, s. 335; Ibrahim Yasak, Sivas Ili, Sivas, 1994, s. 141;
Sivas Il Yilligi, 1996, s. 138.
6
Ibrahim Aslanoglu, Her Yönden Sivas, Sivas, 1979, s. 44; Yurt Ansiklopedisi, IX, s. 6874;.Demir, s. 6,7.
CUMHURIYET ÜNIVERSITESI ILAHIYAT FAKÜLTESI'NE BU CALISMAYA DESTEGINDEN DOLAYI TESEKKKÜR EDERIZ.